Değerler bilincinin gelişimini engelleyen en önemli eylem "yalan söylemek"tir.
Sahte davranışlar çocuğun vicdanını katılaştırdığı gibi, yalan söyleyen insanlarla muhatap olan çocuğun vicdanı da
santim santim boğulur. Bazen küçük ve tatlı yalanlar, bazen "şakacıktan" söylenilen "pembe" yalanlar,
çocukların vicdanına zehir akıtır. Zira hiçbir vicdan söylenmiş olan bir yalan karşısında sessiz duramaz.
Eğer kişinin vicdanı ölmediyse, söylenen bir yalan o vicdanı habire rahatsız eder. Vicdanının verdiği bu
rahatsızlıktan bunalan kişi, sonunda vicdanının sesini bastırmaya ve söylediği yalanı meşru göstermeye gayret
sarf edecektir ki, bu da vicdan duygusunun dibine dökülen zehir niteliğindedir.
Gelişmesi ve berrakça parlaması arzu edilen vicdan, üzerine dökülen bu zehrin tesiriyle gün geçtikçe yok olup gidecektir.
O halde çocuklarının vicdanlarını geliştirmek ve o vicdanı berrak vaziyette tutmak isteyen bir anne-baba yalandan, yılandan kaçar
gibi kaçması, çocuklarına yalanın zerresi bulaştığında onların vicdanlarında açılan yarayı hesap etmelidir.
-Pedagog Adem Güneş'in Mahremiyet Eğitimi kitabından alıntıdır.-^